Her Şey Çok Güzel Olacak Demek Yasak

her-sey-cok-guzel-olacak-demek-yasak

Her Şey Çok Güzel Olacak Demek Yasak

Türkiye birçok bakımdan ilginç bir ülkedir. Sadece Türkiye’de olacağını bildiğimiz olaylarla karşılaşmak, bize sıradan gelir. Mesela, “Her şey çok güzel olacak” sözünün yasaklanması ve bu sözü sosyal medyada paylaşan sanatçıların fişlenmesi, ancak ve ancak Türkiye’de yaşanabilecek bir olaydır.

 

Her Şey Çok Güzel Olacak Yayıldı

İstanbul Belediye Başkanlığını kazanan (fakat esasında kazanamayan, atı alıp Üsküdar’ı geçemeyen) Ekrem İmamoğlu, mücadeleyi bırakmıyor. Gülümsemeye devam ediyor. Bu ise insanların hasretini çektiği bir siyasetçi profili olması dolayısıyla ilgi görüyor. Herkesin pozitif bir siyaset diline, özlem duyduğunun en önemli kanıtı, “her şey çok güzel olacak” sloganının büyük ilgi görmesiyle ortaya çıkıyordu.

Ekrem İmamoğlu ise, YSK’nın malum kararından sonra bir zafiyet göstermeksizin, kararlı, pozitif ve sakin tavrını korumaya devam ediyor.  YSK kararı sonrası, Ekrem İmamoğlu, sanatçılara ve iş insanlarına çağrıda bulunarak, konuşmalarını istedi. Her şey çok güzel olacak, sloganı da bu çağrı sırasında ortaya çıktı.  Seçim çalışmalarında bir genç, Ekrem İmamoğlu’na “Her şey çok güzel olacak” diye seslenmişti. İmamoğlu, en zor günde, umudu, kendisine destek veren bu gencin sözlerinde buluyordu.

Her şey çok güzel olacak, sloganı kısa sürede sosyal medyada hızla yayıldı. Bu Trend Topic olan başka hashtaglardan farklıydı. Her şey çok güzel olacak diyenler, ağırlıklı olarak, sanatçılardı. Yoksa ‘korku iklimi dağılıyor muydu?

Bu Türkiye için çok yeni bir durumdu. Ülkemizde iktidarı desteklemek, normal karşılanıyor fakat iktidarı eleştirmek, en basitinden, “ sanatçı, siyasete girmesin” ikiyüzlülüğüne çarpıyordu.

 

Her Şey Çok Güzel Olacak Demek Yasak

 

Bir partinin uzun yıllar iktidarda kalması, devlet, hükümet, parti gibi kurumların sınırlarının kaybolmasına sebep olabilir. Arada sınır olmayınca, parti= devlet= iktidar formülü ortaya çıkar. Bu ise, başka sese tahammül edilmeyen bir sistemi oluşturur.

Türkiye’de iktidar, devletin kendisi gibi görülüyor. Bu açıdan iktidarı desteklemek, siyaset sayılmıyor! Muhalif düşünceler ise, tamamen siyaset ve çoğu zaman “bozgunculuk” olarak görülüyor.

 

Cumhurbaşkanlığı Arşiv Daire Başkanı,  “Her şey Çok Güzel Olacak” etiketiyle tweet atan sanatçıları, fişlediğini Twitter’dan paylaştı. Ardından Cumhurbaşkanı, onları ‘Dalkavuk” olmakla itham etti. Stadyumlardaki destek için gözdağı vermeyi de ihmal etmedi.

 

Sanatçıların “ Her şey çok güzel olacak” sloganına destek vermeleri, bu sebeple hoş karşılanamazdı. Nitekim karşılanmadı. Cumhurbaşkanı, “ Sanatçı dalkavukluk yapmaz” diyerek, Ekrem İmamoğlu’nu destekleyen sanatçıları, uyardı.  Stadyumlarda da Ekrem İmamoğlu lehine slogan atılması, Cumhurbaşkanı’nı rahatsız etmişti ve açıkça, “kayıt altına alıyoruz” dedi.

Beklenen oldu ve “Her şey çok güzel olacak sloganı” yasaklandı.  Kadıköy’de Soma Katliamı eyleminde, Her şey çok güzel olacak pankartının açılması yasaklandı. Söz konusu pankartların valilik kararıyla yasaklandığını söyleyen polis müdürü toplanmasını istedi.

İç İşleri Bakanı, konu hakkında açıklama yaptı; valilik inisiyatif kullandı, yasak yok dedi. Yasak yok mu gerçekten? Vali inisiyatif kullandı. Peki, Vali’nin böyle bir konuda inisiyatif kullanması ne anlama gelir? Muhalefetin kullandığı slogan yasak. Devlet, parti, iktidar, gibi kurumların muğlaklaşıp birbirine karışması, işte bu türden sonuçlara neden oluyor. Oysa, tek parti dönemini, ‘parti devleti’ diyerek ateşli bir şekilde eleştirmek ne kadar da havalıydı.

  • Demokrasinin tekamül etme zorunluluğu unutuluyor. Sert bir şekilde eleştirilen ‘parti devleti’ yönetim zihniyeti başka olunca sorun teşkil etmiyor: üstelik yaklaşık, 80 yıl sonra!
  • Sanatçıların kanaatini bildirmesine, fişleme ile karşılık verilmesine şaşırdık mı? Stadyumlarda binlerce kişinin bir kanaatini dile getirmelerine, kayıt altına alıyoruz, restinin çekilmesine şaşırdık mı? Hayır!

Ne olacak şimdi? Kim kazanırsa kazansın, bu seçim herkesin ağzında buruk bir tat bırakacak… Zaman makinesi icat edilmiş olsaydı, YSK kararından hemen öncesine dönebilirdik. Geriye dönme şansımız yok, seçim sonuçları bizleri dondurursa, ileri gitme şansımız da olmayabilir. İşte kötü olan bu…Yine de her şey çok güzel olacak demek galiba insanın içini rahatlatıyor. Ancak, o da yasak

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.